Avukat11

22/2/2006 - DEĞİŞİM ÜZERİNE

               Birkaç gün önce, sanırım Pazar günüydü.Benimle sohbet etmeye çok  ihtiyacı olduğunu  söyleyen bir  arkadaşım ile  buluştuk. Çok sıkılmıştı. O gün işi ilgili onu çok sarsan bir olay yaşamıştı. Ama bu olay geçmişte onun özel  ilişkilerinden kaynaklanan, rahatsız eden  ve aradan çok zaman geçmesine rağmen çözemediğini hissettiği diğer sorunları da  tekrar gündeme getirmişti.

                Sohbet birden o gün işyerinde olan ve aslında onu en çok endişelendiren  olaydan çıkıp özel konudaki çözümsüzlüğünde yoğunlaşmıştı. Sohbeti burada  anlatacak değilim elbet. Özetle, hiç olmadığı  kadar verimli   ve rahatlatan  bir sohbetti. Sonunda o da, ben de  kendimizi daha iyi hissediyorduk ve hayatın olağan akışına dönmüştük. Yüzündeki o nazik, en sonunda huzurlu gözleriyle saatine baktı ve gitmem gerekiyor dedi. Giderken de sohbetimizin bu kadar hoş, rahatlatıcı ve iyileştirici etkisinden söz edip, benden  bende fark ettiği bu değişimin öyküsünü,  Beyazkelebekler  sitesine yazmamı önerdi.Ben de bu deneyimimi sizlerle paylaşmaya karar verdim.

                Çok yakın bir zamanda yaşadığım kötü bir olay  yüzünden tüm hayatım allak bullak olmuştu. Her şeyi düzeltmek için o kadar çok  yol aradım ki, çözdüm diyemem. Çünkü yaşadıklarımdan sonra hissettiklerim beni tüm eylemlerimden alıkoyuyordu. Hareketsiz, mutsuz, kendinden memnuniyetsiz, acılı, kederli, öfkeli, kızgın, ağlamaklı anlar yığını içindeydim.  Bir çok  alanın  birbirinden farklı  olarak nitelendirdiği ve çözüm önerilerinin de farklı olduğu o  mutsuz ve çöküntü hali işte: Depresyon hali yani. Şimdi ise  bu kelimeler bana pek bir şey ifade etmiyor. Zira  her şey değişti! Nasıl mı? Çok kolay oldu.

               NLP ( Neuro-Linguistic Programming ) denilen programı uygulayarak.Türkçede  “Sinir Dili Programlaması” olarak anılan bu programla 5 yıl önce tanışmıştım.  Bu eğitimi alarak sigaradan bir süreliğine uzak kalmayı deneyimlemiştim. Bu konuda da çeşitli kitaplar okuyarak NLP ile tanışlığımı zaman zaman sürdürüyordum.

                Bir gün  Sayın Cengiz Eren’in “ İçerik Sizi Düşünmek ” adlı kitabını okudum.  Açıkçası  NLP modelinin Türkiye toplumuna ve insanına  uyarlanması yönünde çok başarılı bulduğum. ve etkilenerek okuduğum ilk kitaptı. Tabii ki tanışmak istedim ve bir süre telefonla  hoş sohbetler yaptık. Hayatından şikayet eden,  yaşamlarını diğer yollarla değiştirmeyi denemiş ama  istedikleri sonucu alamamış bir iki  dostumla yaptığımız sohbette, bu kitaptan ve elbette kitabın yazarı NLP uygulayıcısı Sayın Cengiz Eren’den sözettik. Değişmeye karar vermiş bu kişiler Cengiz Eren ‘den bire bir NLP eğitimi aldılar ve bana istedikleri sonuçları elde ettiklerini ilettiler.

                Kendimi çözümsüz ve depresif hissettiğim, neredeyse  hayatımı devam ettirme  enerjimi kaybettiğimi düşündüğüm o günlerde , öncelikle NLP dışında  bir çözüm aramaya  dönüktüm. Zira çevremde NLP ile ilgili  olumsuz düşüncelere sahip insanlar çoğunluktaydı ve ben 5 yıl önce   asla yapamayacağımı düşündüğüm;  örneğin, sigara içmeyi durdurmak  gibi  bir mucizeyi, NLP ile  tecrübe ettiğimi nasıl olduysa   hatırlamıyordum. Bu yüzden  önce bir psikolog ile görüşme yaptım. Psikolog bana daha fazla yardımı olacağını düşündüğü,  özellikle ikili ilişkiler konusunda uzman bir psikiyatr önerdi.

                O günlerde yaşadığım  depresyonumun sebebinin , erkek arkadaşımla  yaşadığım son kötü tecrübeler olduğuna inanıyordum. Hatta partnerime uzman doktora birlikte gitmemiz konusunda baskı yapıyordum. O da  yaşadığımız kötü tecrübenin bedelini  bu şekilde ödeyeceği ve sonrasında da “günah benden gitti” rahatlayacağı düşüncesi ile uzmana birlikte görünme teklifimi kabul etti. Randevu bile almıştım. Ama içimi kemiren kurtçuklar  bu işin böyle çözülmeyeceği yönünde çalışıyordu. Çünkü rahatsızlığım dur durak bilmiyordu. Sürekli olarak birlikte yaşanan kötü tecrübeleri hatırlıyor ve  sorguluyordum . Olaya öyle odaklanmıştım ki partnerimin tüm özürleri, “Lütfen bize ve aşkımıza güven, bunu aşacağız” demeleri, onu sevmeyi hissetmeyi çok özlemiş olmam   bile sorgulamalarımı durduramıyordu.

                Sanki sorgulayınca doğru cevaplar veriyormuşuz gibi , sorularımıza verdiğimiz cevaplar bizi  birden iyileştiriyormuş gibi devam ediyordum içsel sorgulamalarıma. Öyle bir hale geldim ki, bulaşık yıkarken yarım bırakmış, bilgisayarda salak bir oyuna dalmış, gelen telefonları açamaz olmuşum. İşimden, dostlarımdan, dahası asıl kendimden kaçar olmuşum. Evdeki kedilerim bile benden bucak bucak kaçıyordu. Birlikte çalıştığım arkadaşımın durup dururken tansiyonu düşüyor, benden izin alıp evine gidiyordu.Şimdi anlıyorum ki, o da benden uzaklaşmak istiyordu. Enerjim yok denecek kadar azalmış, kalanı beni hayattan kaçırıyordu.

                 Birden  kendilerini kötü hisseden yakınlarıma önerdiğim NLP’ yi ve aldıkları eğitimle hayatlarını değiştiren insanları hatırladım. Evet, sıra bana gelmişti. Bir anda ve düşünmeden verdiğim bir kararla internette Sayın Cengiz Eren’nin web sayfasına girdim, telefonu aldım, aradım ve bir randevu aldım. İşte o anda değişim başladı.

                 Cengiz Eren’in NLP eğitimi verdiği ofisi Anadolu yakasında bir yerde. Ben ise Avrupa yakasında yaşıyorum. Deniz yolu ile geçmeyi tercih ettim. Çünkü  hep sevgiyle ve gülümseyerek hatırladığım babaannem derdi ki, “Sık sık denizaşırı geç, tüm kötülükler  ve nazarlar, sen geçerken suya dökülür , yiter gider. Sen de  hafiflemiş  olarak, bir kuş gibi geçersin o tarafa.”

                  Beşiktaş iskelesinden bindiğim Kadıköy vapurunun kıç güvertesinde, bu sözleri hatırlayarak çevreye bakındım. İstanbul’un Boğaz’dan görüntüsüne bayılırım. Beni hep etkilemiştir ve bana “İyi ki İstanbul’da yaşıyorum”, dedirtmiştir. Yine aynı coşkuyu bulmak için bakıyordum etrafıma. Nafile! O güzelim Topkapı Sarayı, arkasındaki Ayasofya ve hemen yanındaymış  gibi duran Sultanahmet Camii ne kadar uzaktı! Sanki puslu bir camın arkasından görünen gri renkli, kötü  çekilmiş fotoğraflar gibiydiler. Anadolu yakası ise hiç cazip değildi  bu kez. “Allahım” dedim, “Daha mutsuz bir an olabilir mi? Ben bu mutsuzlukla nasıl yaşayacağım? Ne olur bir şeyler değişsin! Ne olur…”

                  Yalvardığım kendimmiş meğerse…Değişebilirmişim, değiştirebilirmişim ve yaşam olmadığı kadar mutlu olabilirmiş… Dört saat süren NLP  eğitimimden çıkışta  aynı yolları geriye doğru giderken hayat bu kez değişmişti. Bu kez Üsküdar İskelesi’nden bindiğim motorun yine kıç iskelesinde, hayal edemediğim kadar  rahatlamış, arınmış, mutlu, huzurlu, kendisinin ve çevresinin güzelliğini en yüksek dereceden algılayan ve bundan kışkırtıcı bir zevk alan; kaybettiğini sandığı tüm güvenlerini geri almış; hayata, aşka, işe, dostluğa, sevgiye, geleceğe olan inancı daha sağlam, ne yapacağından artık emin olan, hayata dair yapacakları konusunda içi kıpır kıpır  olan bir Berna vardı.

                  Sayın Cengiz Eren ile deneyimlediğim  4 saatlik NLP  eğitimi sonrasında istediğim şekillerde değişim göstermiş olan  kişi, yani ben,  o günden sonra tecrübe ettiğim tüm değişimlerin farkında ve bundan dolayı çok  mutlu, enerjisi ile çevresine ışık saçan  biri oldum çıktım. Değişimim  iyi yönde sürüyor ve sürecek olması beni çok heyecanlandırıyor.

                 Yakın çevremde de, o akşamdan itibaren bende başlayan ve süren olumlu değişimlerden etkilenen birkaç arkadaşım da  NLP eğitimini deneyimlemeye başladı. Kulak misafiri olduğum kadarı ile telefonla randevu alan  bir arkadaşım  Sayın  Eren’e şöyle diyordu: “Berna  mı? O kadar iyi görünüyor  ve  gözlerindeki ışıltı beni  o kadar  çok etkiledi ki, ben de aynısından istiyorum.”

                 Sayın Eren ile eğitim sonrasında yaptığımız sohbetlerde, bana ısrarla söylediği önemli bir konu var ki onu sizlerle paylaşmak isterim: Olan güzel değişimlerin asıl sebebinin kendi kaynaklarımızı doğru kullanmamız gerçeği!

                Kendisi,  sadece var olan kaynaklarımı doğru kullanmam  ve yeni kaynaklar yaratmam konusunda yardımcı  olduğunu, asıl işi benim yaptığımı söylüyor ve isterse tüm insanların bende oluşan bu güzel değişimi yaşayabileceğine inanıyor. Elbette ona hak veriyorum ve doğru olan da bu. Ama  eğitim verdiği insanlara  ve yaptığı işe bu denli inandığı  için ona çok teşekkür ediyorum.

                 Bu hoş tecrübemi sizlerle paylaşmak istedim, çünkü güzel olan her şey paylaşılmalı. O zaman  daha da büyüyor ve sürekli oluyor güzellikler.

                                                                              

08.02.2006 / Berna Kocaboz / avukat / Şişli /İstanbul

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

15/5/2007 - değişim üzerine

Yazan eda
sen her zaman çok tatlısın...yüreğine sağlık.
Bağlantı

16/10/2006 - depresyon

Yazan isimsiz
Merhaba Berna Hanım,
Ben de bu son aylarda ilişkim yüzünden çok acı çekiyorum.Depresyon ilaçları alıyorum.evden dışarı çıkmadan hiç kimseyle görüşmeden pc ve tv karşısında geçiriyorum vaktimi.Bu nlp eğitimleri için önyargılıyım.Bana yeni moda kendini dolduruş şekli gibi geliyor.Telkinle düşünce kalıplarını değiştirmek olarak algılıyorum ve pek işe yaramayacakmış gibi geliyor.Beni yönlendirirseniz ve düşüncelerinizi paylaşırsanız minnettar olurum.
Sevgiler..
Betul...
Bağlantı

25/3/2006 - ....

Yazan isimsiz
Berna adına sewindim,bundan sonrada hayatınızı siz sadece yönetin...

sevgiler...
Bağlantı

22/2/2006 - Başlıksız Yorum

Yazan dogan55
merhaba,

eğer, bir şiirseverseniz, sizi siteme beklerim.

http://rehberim.blogsource.com

iyi geceler..
Bağlantı

<- Son Sayfa • Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Yaşamda karşımızdakine göre davranmak yerine ne olursa olsun kendi tavrımızı koymak daha doğru geliyor bana.

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Arkadaşlarım